Hatırlarsanız bir kaç kez şehir merkezinde seyyarları, dilencileri, dürüm isteyenleri, dükkânları, kaldırımları istila edecek şekilde büyütenleri, açıkta satılan kuruyemişleri, dürümcüleri, tatlıcıları vs. dile getirmiştik. Zerre bir ilerleme olmadığını sokağa çıkan herkes gözlemliyor.Hatırlatalım, kaldırımlar kuruyemişçi, zavzacı, sucukçularca resmen alenen işgal edilmiş durumda. 3 metrekarelik dükkânın 4 metrekare kaldırım işgali var. Ziraat Bankası önü, Sur çevresi ise okeycilerce doldurulmuş. Lütfen Cıncıklı Camisi etrafına, Sur dibine gidin, aile geçebiliyor mu? Düvenönü böyle, İstasyon Caddesi böyle… Dürümcüler yollara masa atmışlar, kimse ‘yahu ne oluyor, burası insanlar geçsin diye yapıldı’ demiyor. Ama bu mücadele sadece belediyelerin işi değil. Odaların üyelerine ‘dışarı koymayın, şehrimiz için kötü imaj oluyor’ dediğini duydunuz mu? Belediyeler, Cumhuriyet Mahallesi’ni düzenliyor. Biten ara yollara döşenen taşlar, kayalar. Tam gurbetçi zamanı diye esnaftan gelen taleple bu çalışmalar durduruldu. Toz, toprak ama açıkta satılan yiyecekler tezata bakın. Pandemiyi bahane edin, gurbetçileri bahane edin ama fiyatları şişirmeyin. Bakın, 125 liraya da sucuk var, 239 liraya da. Tam gurbetçi zamanı, asker ailelerin geldiği zaman. Dışarıdan gelenler neyi, neye göre alacaklar. Ey borsa başkanı... Sucukların kaldırımları işgal etmesinden, esnaflar ve belediye sorumlu. Peki bu fiyat aralığından kim sorumlu?
Zabıtalar kelek satanlara hadi buradan gidin diye çok caydırıcı(!) müdahalede bulunuyorlar. Ama gel gelelim vatandaşımız üstüne vazife gibi hemen karışıyor. Ne zararı var, satsın, ekmeği vs. Oysa bilinçli vatandaş kendisi almamalı, zabıtaya destek olmalı.
Kuru yemişçilere bakın tozun, toprağın, egzoz gazlarının, kuş pisliklerinin yoğun olduğu alanlarda, yani insanların yürümesi için yapılan kaldırımları resmen alenen işgal ederek satış yapıyorlar. Kim dur diyecek? Belediyeler, odalarla el ele verip oy kaygısı gütmeden kesin ve net bir şekilde engel olmalıdır.
Cami-i Kebir kısmına sakın aracınızla gitmeyin. Dükkânların önü merdiven, tüp vs ile dolu. Dükkânların önü de tutulmuş. Yapılması gereken şu; ‘odalar üyelerine çağrı yapacaklar. Gurbetçilerimiz geliyor, mümkün olduğu kadar araçlarınızı çıkarmayın, misafirler rahat gelip gitsinler, araçlarını park etsinler’ diye. Gerekirse gurbetçilerin park ücretlerini odalar ödeyerek katkı vermelidirler.
Dememiz o ki, seyyarlarla, kaldırım işgalcileri ile anormal fiyatla sucuk satanlarla mücadele etmek, düzene sokmak oy kaygısı olmaksızın belediyeler kadar odalar-borsa ve esnaflara düşmektedir.
Kayseri itfaiyesi gibi zabıta teşkilatı da Kayseri zabıtası olarak tek çatı altında toplanmalı, bir belediyeye şikâyet ettiğiniz zaman, ben karşıyım ama filanca göz yumuyor dememelidir. Seyyarlar, kaldırım işgalcileri oy veriyor ama asıl seçmen bu durumdan mağdur olanlar. Dükkân önüne çöp koydurmayan belediyenin oyu inanın artar, eksilmez. Allah herkese vicdan, ahlak, dürüstlük, saygı ve helal kazanç nasip etsin.
GÜNÜN SÖZÜ: Dışı Mevlana, içi Ebu Cehil olma…













