Kayserimizin şehircilik anlamında çok önemli mesafeler katettiği bir gerçek. Ama ne yazık ki açıkta satılan yiyeceklere çözüm bulunamıyor. Hemen konumuza girelim, Bankalar Caddesi’nde, Düvenönü'nde vs dikkat buyurun kuru yemiş satanlar, dönerciler, balıkçılar, yol üstünde, her türlü hijyenden uzak satış yapıyorlar. Misal kuru yemişlere göz atalım. Yaya kaldırımlarında alenen leblebi ve çekirdek kavrulduğunu görmeyen bilmeyen yoktur. Bu makineler tüp ile çalıştırılmaktadır. Ya patlarsa? Allah korusun bir şekilde tüp patlarsa olabilecek katliamı düşünebiliyor musunuz? Kim sorumlu olacak? Yani kuru yemiş satanların en önemli ve hayati tehlike arz eden halleri kaldırımda kavurmak ve tüp yakmak.
Bize bir şey olmaz mantığı ile devam edelim. Kuru yemişler poşetlerde vs mi satılıyor? Elbette hayır, açıkta. Kuru yemiş pişirilerek, yıkanarak yenmediğine göre, tozun, pisliğin sindiği üzerleri açıkta duran bu yiyecekler tehlike saçmıyor mu?
Efendim neymiş, yurt dışından gelenler alış veriş yapıyormuş, esnafın tam para kazanacağı zamanmış. Ya halkın sağlığı?
Sadece kuru yemiş mi? Cadde üzerlerinde, kaldırımlarda tavuk döner kesenler, balık kızartanlar sağlıklı mı? Her türlü toz, pislik, egzoz dumanı üzerine sinen bu gıdaların satışı sizce sağlıklı mı?
Alenen, kaldırımlarda açıkta satılan dondurmalar sağlıklı mı?
Bu konuyu daha da genişletebiliriz. Hemen başka örnek verelim. Açıkta çay satılmamalı. Üzerleri kapakla örtülerek getirilmeli.
Şu çok net değerli okur, rica ile, ikaz ile bu işler çözülemez. Bu işler ancak ceza ile, zorlama ile çözülür. Eskiden zabıta geliyor deyince esnaf toparlanırdı. Şimdi sadece sokak çalgıcıları toparlanıyor, dilenciler değil.
Bir dönem belediyelerin sıkı denetimi ile dükkânların önlerine kimse bir şey koyamıyordu. Sonra tek sıra, çift sıra derken bir dükkân da kaldırımlara konmaya başlandı.
Hiçbir esnaf kendiliğinden kaldırımda tüp yakmanın zararlı olduğunu, patlaması halinde katliam olacağını düşünmüyor. Bize bir şey olmaz mantığı ile gidiyor. ‘Ya olursa’ diyen yok. Aynı şekilde açıkta, kaldırımlar işgal edilerek kuru yemiş satmak, sucuk kızartıp tozun pisliğin eşliğinde ikram etmek asla savunulamaz.
Belediye-Durmaz İş Merkezi önünde satılan, açıkta satılan simitler hijyenden uzak değil mi? Aynı şekilde, ne yazık ki dükkânlarının önünü dükkân açan esnaf eline ne geçerse yola saçıyor. İster kuru yemiş kabuğu, ister peynir suyu. Açıkta mal satıyorsunuz bari dükkânın önü pırıl pırıl olsun. O işi de belediyelerden bekliyorlar.
Açıkta lokum, tatlı satanlar, kuru yemiş kavuranlar, kaldırımda sucuk, kuru yemiş satanlar, denetim ve yaptırım olmadıkça inanın kaldırımla yetinmeyip yola bile taşarlar.
Lütfen alenen kaldırımlarda tüp yakılmasına, açıkta kuru yemiş, sucuk, balık, döner, simit, lokum, tatlı vs. satılmasına engel olunuz. Lütfen.
Mış… Muş…
-- ‘Cüppeli’ olarak ün yapan Ahmet Mahmut Ünlü’nün bir tv kanalında vatandaşın gözüne bakarak ‘Çocuklarınızı İmam Hatip okullarına göndermeyin’ uyarısı büyük şaşkınlık toplamış.
-- İmam Hatip okullarında zengin aile çocuklarının bulunmaması ilginç bulunuyormuş.
-- ‘Özel İmam Hatip okulu neden yok’ sorusu cevapsız kalmış.
-- İl milletvekili, il başkanı, ilçe başkanı varken meclis üyesinin ilçe gezileri yadırganıyormuş. Ziyaret edilen il ve ilçe başkanının bu durumu içine sindirmesi şaşkınlık yaratıyormuş.













