Bir şehir düşünün…
Futboluyla övünüyor, spor yatırımlarıyla gündeme geliyor, 2029 Avrupa Spor Başkenti unvanını taşıyor. Ama aynı şehir, yıllarca Türkiye'nin en üst liginde mücadele eden kadın basketbol takımını yaşatamıyor.
Evet…
Melikgazi Kayseri Basketbol Kulübü, 2026-2027 sezonunda Kadınlar Basketbol Süper Ligi'nde yer alamayacak. Nedeni ise ne sportif başarısızlık ne de oyuncu yetersizliği…
Kulüp, gerekli mali kaynağı oluşturamadığı için lige katılamadı. Asıl üzücü olan ise bu sonucun beklenmedik olmaması. Yıllardır ekonomik sıkıntılarla mücadele eden kulüp, her sezon aynı belirsizlikleri yaşadı. Her yıl "Acaba ligde olacak mı?" sorusu soruldu. Bu kez cevap ne yazık ki olumsuz oldu.
Melikgazi Belediyesi elini taşın altına koydu, önemli bir bütçe ayırdı. Ancak tek başına bir belediyenin çabası yeterli olmadı. Şehrin iş dünyası, sanayicileri, kurumları ve spora destek verebilecek kesimler gereken dayanışmayı gösteremedi.
Bugün konuşmamız gereken şey sadece bir basketbol takımının ligden çekilmesi değildir.
Konuşmamız gereken, Kayseri'nin yıllarca emek vererek oluşturduğu bir spor markasını göz göre göre kaybetmesidir.
Bu kulüp sadece maç oynayan bir takım değildi.
Yıllarca Kayseri'nin adını Türkiye'ye ve Avrupa'ya taşıdı. Avrupa kupalarında mücadele etti, milli takımlara sporcular kazandırdı, yüzlerce genç kız için umut oldu.
Şimdi ise bütün bu emeklerin karşılığı, "Katılım ücreti yatırılmadı" cümlesine sığdırılıyor.
Bu tablo, sadece kulübün değil, şehrin de kaybıdır.
2029 Avrupa Spor Başkenti olmayı hedefleyen bir kentin, kadın basketbolunun en üst liginde temsilcisinin bulunmaması ciddi bir çelişkidir. Spor başkenti olmak yalnızca tesis yapmakla, organizasyon düzenlemekle ya da slogan üretmekle olmaz. Mevcut spor değerlerine sahip çıkmak da bunun ayrılmaz bir parçasıdır.
Elbette ekonomik şartlar zor. Ancak 50-60 milyon liralık bir bütçenin koskoca Kayseri tarafından oluşturulamaması üzerinde herkesin düşünmesi gereken bir konudur.
Köşe yazım suçlu aramak için değil, sorumluluğu hatırlatmak için kaleme aldım. Elimizdeki değerler tek tek gidiyor. Çünkü bir şehir, değerlerini kaybettiğinde sadece bir takımını değil, geleceğini de kaybetmeye başlar.
Umarım bu yaşananlar son olur. Umarım Kayseri, kadın basketboluna yeniden sahip çıkar ve bu köklü kulüp hak ettiği yere en kısa sürede döner.
Ama bugün söylenmesi gereken tek cümle var:
Kaybeden sadece Melikgazi Kayseri Basketbol Kulübü değildir.
Kaybeden Kayseri'dir.










