Geçtiğimiz günlerde bir büyük haber kanalında yer alan haber izleyenleri hayli üzmüştü. Bir büyük markette kasap reyonunda görevli 3 kalem pirzolayı çocuğa karne hediyesi veriyor, muhabir çıkışta “Annen karne hediyesi olarak ne aldı?” sorusuna “Annem karne hediyesi olarak et aldı” şeklinde cevap veriyordu. Büyük gazetelerde, televizyon haberlerinde yer alıp boy boy resimler yayınlandı. Muhalefet mitinglerde, salon toplantılarında bunu işledi de işledi. İşte kastedildi ki AK Parti yönetiminin getirdiği durum, karne hediyesi 3 kalem pirzola, çocuğun cevabı aldığı karne hediyesi, et…
Gerçekten yürek burkan, üzülünen, kızılan bir durum değil mi? Ama yalan bu haber.
Habertürk kanalı bu habere gelen tepkiler üzerine haberi yapan muhabire soruyor, o da haberin doğruluğunda ısrar ediyor. Bunun üzerine kanal yöneticileri kaseti ham, yani montajlanmamış halini izliyorlar. Bu görüntüler yayınlandı, merak eden izleyebilir.
Markette alış veriş yapan anne ve çocuğu. Kasap reyonundan geçerken anne çocuk arasında karne hediyesi konuşuluyor. Karne hediyesi bilgisayar. Kasap da et alın deyince, anne çocuğun et yemediğini belirtiyor. Kasap da ikramda bulunuyor. Hemen muhabir yetişiyor ve “Sana sorduğumda ‘annem bana karne hediyesi olarak et aldı’ de” diyor. Çocuk da bunu tekrarlıyor.
Habere konu olan aile varlıklı bir aile. Baba bir büyük şirkette görev yaparken, evleri, arabaları olan bir aile. Haber yapılınca aile büyük tepki gösteriyor. Nasıl göstermesin, aileleri, akrabaları, eş, dost, komşu, iş arkadaşları ne der? Bunu muhabir asla düşünmüyor. Sansasyonel bir yalan haber hazırlıyor. Sormak lazım dostlar, bu yalan haberle o muhabirin eline ne geçti?
Seçimler yaklaştıkça yalan haber izlemeye devam edecek gibiyiz. Hatırlayalım, 28 Şubat döneminde bir haber izledik. Türbanlı bir kadın televizyon kameralarının karşısına geçip “Dinimizde başörtüsü, türban yok, benim eşim müftü” deyip başını açmıştı. Lütfen internetten bulup izleyiniz. Sonra bakıldı ki eşi müftü değil, kendisi CHP Kadın Kolları’nda yönetici. Nasıl ama?
Yalanla gelen yalanla gider, aldatarak ele bir şey geçmez. İtibar kaybeden bu haberi yapan medya ve yalana alet olan partiler oldu. Ne gerek var?
Başkalarını karalayarak, kötüleyerek değil, yapacaklarını anlatarak vatandaşın huzuruna çıkmalılar. Yalan habere sarılıp manşet atanlar, toplantılarda bunu tepe tepe kullananlar özür dileyecek mi?
Yalan insanlık suçudur ve asla söylenmemelidir. Söyleyen herkes mutlaka mahcup olur.
GÜNÜN SÖZÜ: Öğretmenler de haklı, annenin eğitemediğini eğitmek çok zor…













