Geçtiğimiz günlerde yapılan seçim ve sonuçlar uzun süre konuşulacak, analizler yapılacak ve herkes kendine göre bir değerlendirme yapacaktır. Elbette yapılacak değerlendirmeler geçmişi değiştirmez ama geleceğe ışık tutabilir.
Yapılan seçimler gösterdi ki ülkenin iktidar sorunu yok, tam tersi muhalefet sorunu var. Değişmesi gereken de tam olarak bu. Muhalefetin vatandaşını tanıyamaması, para karşılığı yaptırılan anketler, medya ve sosyal mecrada verilen gazlar sonucu hüsranla tamamlanan bir seçim. Peşinen söyleyelim ana muhalefet genel başkanı değişirse buna en çok AK Parti üzülür. Girdiği 15 seçimi de kazanan bir genel başkan artık genel başkan değil, lider olmuş demektir.
2014 yılında yapılan seçimleri hatırlayalım. Adaylardan biri Recep Tayyip Erdoğan, diğerleri ise Ekmelettin İhsanoğlu, Selahattin Demirtaş. Seçim sonuçlarına bakalım; Recep Tayyip Erdoğan % 51.7, muhalefet toplam % 48.3. Kazanan Recep Tayyip Erdoğan.
2018 yılı seçimlerine bakalım; Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile yapılan ilk seçim. Adaylar, Recep Tayyip Erdoğan, Muharrem İnce, Meral Akşener, Selahattin Demirtaş, Temel Karamollaoğlu. Sonuçlar, Recep Tayyip Erdoğan % 52,5, muhalefet toplam % 47.5. Kazanan Recep Tayyip Erdoğan.
2023 seçimlerinde, ilk turda gerekli çoğunluk sağlanamadığı için ikinci tur yapıldı. Recep Tayyip Erdoğan % 52.5, Kemal Kılıçdaroğlu % 47,8 oy aldı ve Recep Tayyip Erdoğan 13. Cumhurbaşkanı seçildi.
ERDOĞAN'IN EN ÇOK OY ALDIĞI 10 İL
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en yüksek oyu aldığı 10 il ise seçimin kaderini belirleyen etkenlerden oldu. Bu iller Bayburt, Gümüşhane, Çankırı, Yozgat, Rize, Kahramanmaraş, Aksaray, Erzurum, Sivas ve Konya olarak belirlendi. Bayburt yüzde 82, Gümüşhane yüzde 78.5, Çankırı yüzde 76.6, Yozgat yüzde 76.3, Rize yüzde 75, Kahramanmaraş yüzde 75, Aksaray yüzde 75, Erzurum yüzde 73, Sivas yüzde 73, Konya yüzde 72.9.
Son üç seçime bakarsak, muhalefet ayrı ayrı adaylarla girdi kazanamadı, birleşerek girdi kazanamadı. Altılı masa kurgusu, HDP desteği, bol keseden dağıtılan cumhurbaşkanı yardımcılıkları, bakanlıklar, bel bağlanan küçük partiler, kendisi dahi seçilemeyen küçük partiye içişleri bakanlığı, bakanlıklar sözü, Ankara ve İstanbul Belediye Başkanları’nı öne sürmeler... Yetmedi. Kendilerini destekleyenleri baş tacı yapıp desteklemeyenleri linç edenler, masadan kalkana ağır hakaretler yapanlar, yalan dolan haberlere bel bağlayanlar yine kaybettiler.
Kaybeden tüm muhalefet partilerini önemli bir sınav bekliyor, değişim...
Partiler önce yönetimlerini, sonra da kafa yapılarını değiştirmelidir. Ama küçük partilere bakınca görüyoruz ki, onlar ideoloji partisi değil, güçlü sandıkları genel başkan partileri.
Değişim kaçınılmaz...
GÜNÜN SÖZÜ: İşiyle uğraşanı herkes sever, kişiyle uğraşanı kimse sevmez…













