Erkene alınmaması halinde haziran ayında yapılacak seçimlere az bir süre kaldı. Seçimler dememizin nedeni, bu seçimlerde sanılıyor ki sadece cumhurbaşkanı seçilecek. Oysa bu seçimlerde milletvekilleri de seçilecek. Kurguyu doğru yapalım.
Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı belli, aylar önce açıklandı. Bu nedenle Cumhur İttifakı’ndan seçilen, seçilmeyi isteyen, seçilmeye çabalayan milletvekili ve adayları sadece genel başkanlarına yakın olmak, listelerde yer almaya çalışmakla günlerini geçirebilirler. Ya Millet İttifakı?
Millet İttifakı’na mensup milletvekilleri liste endişesi ile fikir beyan edemiyorlar. Mesela ana muhalefetten bir vekil “Kemal Bey aday olmamalı” dese listeye giremeyecek.
Parti genel başkanınız cumhurbaşkanı adayı olmak istiyorsa siz nasıl tavır alacaksınız? Aksi görüşte olursanız; milletvekili listesine girememe ya da mevcut koltuğunuzdan olma tehlikeniz var! Bu durumda karşınıza iki yol çıkıyor: Ya seçilip seçilmemeyi umursamayıp hakiki düşüncelerinizi açıklayacaksınız ya da salt kendi istikbalinizi düşüneceksiniz.
Eskiden hep söylenirdi, adayları delegeler belirlemeli diye. İyi de delegeleri kim belirleyecek? Elbette partilere üye olanların oyları ile tarafsız seçiliyorsa onların tercih edecekleri adaylar listelere konabilir. Fakat Millet İttifakı’nda cumhurbaşkanı adaylığı belirsizliğini korurken, milletvekilliği listelerinin nasıl olacağı da belirsizliğini sürdürüyor. Ortak liste diyenler de var, herkes kendi listesiyle girsinler tezini savunanlar da. Şu an Meclis’te 6’lı masanın temsilcileri CHP sıralarından seçilmişlerdi. Şehrimizde CHP’de 2. sıraya konulan şahıs kimse tarafından bilinmeyen biriydi, seçilemedi.
Cumhurbaşkanlığı kadar önemli olan milletvekilliği seçimlerinde iktidar partisinde belirleyici olan genel başkan olacak. Cumhurbaşkanı adayı olduğu için partililer genel başkan cumhurbaşkanı adayı olmalı diye liderin gözüne giremez, aday belli. Ama özellikle ana muhalefet partisinde durum çok farklı. Bir milletvekili şimdi dese ki ‘Kemal bey aday olmamalı, kazanacak bir aday olmalı’ , vekillikten olacak, sıralamaya giremeyecek. ‘Aday olmalı’ dese buna belki kendi de inanmayacak. Durum karışık yani.
AK Parti’de gençler, parti yöneticileri, dernek temsilcileri, odacılar vs. beklenti içindeler. Mevcut vekiller de tecrübe gerek diye söylemde bulunuyorlar. Hangi partiden aday adayı olursanız olun belli bir ekonomik gücünüz olmalı. İlk kayıtta bağış için bile para gerekiyor. Yani ne denli donanımlı olursanız olun sosyal statü, ekonomik durum etken olur.
Sözün özü; cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda Cumhur İttifakı rahat. Millet İttifakı yorumsuz. İyi Parti Genel Başkanı’nın karar açıklamasında belediye başkanının makamında olmasını, hatta belediyede görevi olmayan eşi hanımefendinin de makam odasında oluşu yadırganıyor. CHP Genel Başkanı’nın daha önce yaptığı yurt dışı gezileri gibi karar açıklanacağı gün anlamsız ve karşılıksız Almanya seyahati de çok yadırganmıştı.
Milletin gözüne girmek mi, genel başkanın gözüne girmek mi? Lafımız ortaya...
GÜNÜN SÖZÜ:
İyilikten anlamak için zekâ gerekir…













