Geçtiğimiz hafta yapılan genel ve cumhurbaşkanlığı seçimleri herkese bazı dersler vermiş olmalı. Ülkemizi 20 yıldır yöneten AK Parti elbette oy kaybı yaşadı, 30 milletvekili kaybetti. Ama çok ilginçtir hiç yıpranmaması, alternatif olması gereken parti yerinde saydı. Sırf seçimleri kazanma uğruna yabancı reklamcılar, yabancı danışmanlar, ekipler kurdular. Sadece AK Parti’den kopma yapsınlar diye % 1 oy olanları baş tacı yaptılar. Düşünün Fatih Erbakan % 2.4 oy alarak parlamentoya kendi logosu ile girip 5 milletvekili seçtirdi. AK Parti’den ayrılıp parti kuranlar ve diğer küçük patilere cumhurbaşkanı yardımcılığı, bakanlıklar sözü verilip kayıt altına aldılar. % 2,5 oyu olduğu varsayılan 4 partiden 40 milletvekilini CHP listelerinden seçtirdiler. Demediler ki ‘madem AK Parti’den ayrıldınız, oyunuz var, kendi logonuzla kendi listenizle girin.’ Sonuç?
Sonuç şudur sevgili okur; seçimler öncesi bu partilerin genel başkanları aylık toplantılarını nasıl yaparlardı, hatırlayalım. Gidilecek partinin önü çevrilir, basın ordusu toplanır, merdivenlerde tokalaşılır, ayrılırken demeç verilirdi. Seçimden 3 gün sonra toplanıldı, garaj kapısından girip garaj kapısından çıktılar, açıklama yapmadan. Sonucun sonucu bu...
İktidar Partisi Cumhurbaşkanı’nı yeniden seçtirmek için güçlü çalışma, güçlü destek vermeli. Güçlü verilecek destek hangi ilden olursa karşılığını alır.
Mesela ilimiz güçlü desteği ile Mehmet Özhaseki’yi bakan olarak görmeyi sağlar. Bürokraside, külliyede temsilcilerimiz olur. Nasıl olsa kazanırız mantığı geçerli olmaz. İstanbul belediye seçimleri her zaman akıldan çıkmamalıdır.
Kemal Bey’e çelik yelek giydirilerek miting yaptırıldı. Amaç mağdur yaratmaktı. Miting öncesi emniyetin titiz çalışması ile keşif yapan yakalandı. CHP hemen şikâyetçi oldu, o kişi emekli emniyetçi olup CHP tarafından görevli olduğu anlaşıldı.
Buradan varılacak sonuç şudur; her şeye hazırlıklı olunmalı, her sandık başına mutlaka gözlemci konulmalı, vatandaşın aynı oranda sandığa gitmesi teşvik edilmeli, oy vermeyen kitle ile yakın temas kurulmalı. Nasıl olsa kazanırız demek rehavete gitmek olumsuz sonuçlanabilir. Rakibin kaybedeceği bir şey yoksa her şeye dikkat etmek gerekir(Devam edeceğiz...)
GÜNÜN SÖZÜ: Ağaç dalında iken bilmezmiş yaprağın kıymetini, düşünce anlarmış onu ne kadar çok sevdiğini…













