Deprem felaketinden sonra bu bölgeye en fazla giden kişilerin başında Mehmet Özhaseki geliyor. Felaket sırasında milletvekili ve yerel yönetimler başkanıydı. Kendisine bağlı tüm AK Partili yerel yöneticilerini koordine ederek çok başarılı, kurtarma, yardım, destek çalışmaları yaptı. Kentleri kentlerle, ilçeleri ilçelerle kardeş yapıp sorumluluk verdi. Yakın iller hem kurtarma hem de yiyecek, giysi ve barınma sorunlarının çözümüne derman oldular. Bu konuda başta şehrimiz olmak üzere belediye başkanlarımızı yeniden tebrik ediyoruz, hakları ödenmez. Hem oralara her türlü yardım ve desteği verip kendi belediyelerinde işlerde hiçbir aksama olmaması da güçlü belediyeciliğin göstergesi olsa gerek.
Çevre ve Şehircilik Bakanı olunca hepten deprem bölgesine adanan bir çalışma gerçekleştiren Bakan Mehmet Özhaseki, aynı zamanda da İstanbul depremi için başkanlık kurdu, üç genel müdürlük ihdas etti. Hiçbir zaman ilgisini esirgemediği, her türlü işte koştuğu çok sevdiği şehri Kayseri'ye eski sıklıkla gelemez oldu.
Mehmet Özhaseki'nin bir ayağı deprem bölgesinde demiştik, oralara her gidişinde hem çalışmaları gözlemliyor hem de vatandaşlarla görüşüp isteklerine de çözümler üretiyor. Kırsala yapılan ve hak sahibine teslim edilen bir köy evine, ev sahibinin davetini kırmayıp katılıyor, çaylarını içiyor. Ev sahibi, evinden öyle çok memnun ki, kayıtlarda var, duygularını şöyle ifade ediyor: “Bakan Bey can kaybımız yok çok şükür yaralımız da yok. Evimiz yıkıldı ama bize devletim villa yaptı. Biz buna seviniyoruz...” Söylem bu.
Algı hemen devreye giriyor ve sanki bu sözleri Bakan söylemiş gibi, sanki ‘Mehmet Özhaseki Bakan depreme seviniyoruz’ demiş gibi sosyal medyada yayıldıkça yayılmaya çalışıldı. Ama gerçek bu değil ki...
İşi gücü devletini, hizmet edenleri karalamak olan, cımbızla laflar alıp bunu yaymaya çalışan bir güruh var. Hani biz söz vardır kıymetli okur, yalan uçarak, gerçek peşinden topallayarak gider. Bu yalanı atanlar, çarpıtanlar, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilk turda Kemal Bey’i kazandı ilan edenler. Bu güruh milletvekilliği seçimlerinde ana muhalefeti iktidar yapanlar.
Bir yalan at, eve gitmeye sen de inanırsın. Biz ne ara böyle olduk? Cumhurbaşkanı Hatay’da ev teslimine gidiyor, orada yerel yöneticilerin becerisizliklerini hatırlatıyor. Mehmet Özhaseki'nin ilk bakanlığında Hatay’da yaptığı kentsel dönüşüm talebine nasıl karşı çıkıldığını, mevcut başkanın miting yaptığını, kentsel dönüşüme karşı protesto mitingini hatırlatıyor. Sonra da yerel yöneticilerin merkezi hükümetle aynı olması halinde işlerin daha kolay çözümlendiğini hatırlatıyor. Algı; ‘Cumhurbaşkanı tehdit etti’ şeklinde, çok yazık.
Algı, uydurulan bir yalanın yayılması, önü arkası kesilerek birkaç sözcükle haber yapılıp fonlandıkları merkezlere yaranmak değil mi? Yalanlar, algılar yerine projeler konuşulmalı, bir olunmalı, birlik olunmalı. Cumhurbaşkanı ayırımcılık yapsa, Mehmet Özhaseki ayırımcılık yapsa muhalefetin daha fazla oy aldığı Hatay'a bu kadar konut yaptırır mı?
GÜNÜN SÖZÜ: Küçük şeylere gereğinden önem verenlerdir, elinden büyük işler gelmeyenler…













