İster dış güçler diyelim, isterse iç güçler, ülkemizin başı bir türlü selamete erdirilmiyor. Mutlaka bir musibet bulaşıyor. Mesela ülkem yıllarca terör belası il uğraştı, binlerce şehit verdi, milyarlarca dolar harcadı.
Her 10 yılda bir darbe yapma geleneği AK Parti ile sona erdi. Elbette Gezi eylemleri, FETÖ hain kalkışmaları, 28 Şubat, 6 Nisan e muhtıra girişimi başarıyla önlendi.
Dünyayı kasıp kavuran, milyonlarca kişinin yaşamını yitirdiği pandemi dönemini çabuk unuttuk bile. Yollarda polis denetimlerini, maske takma zorunluluklarını, işe gitmeyişleri, okulların tatilini, uzaktan sınavları çabuk unuttuk.
Pandemi ile devletimiz müthiş mücadele etti, zamanında tedbirler aldı, sağlık çalışanlarımız unutulmayacak çabalar sergiledi. Devletimiz sadece sağlık ordusu, güvenlik güçleri ile sınırlı kalmayan çabalar gösterdi, ekonomik destek verdi. Elbette bu iş, ekonomik kayıpların bir karşılığı olacaktı, bu da enflasyon olarak ortaya çıktı.
Devletimiz enflasyonla mücadele ederken, asıl mücadele etmesi gerekenler ne yapıyor?
Ülkemizde de faaliyet gösteren bir market zinciri Fransa ve Belçika’da bulunan 100 günde 100 temel gıda maddesinde fiyat dondurma kararı aldı. Bu karar ülkemizdeki marketlerde uygulanmıyor.
Yunanistan’da bulunan zincir marketler her gün anlaşmalı bir gıda ürününü yüzde 50 indirimli satmaya başladı.
İngiltere’de zincir marketler aile paketi şeklinde hazırlanan gıda ürünlerini indirimli satmaya başladılar.
Görüldüğü gibi Avrupa ülkelerinde halk için sadece devletler değil market sahipleri de özveride bulunuyor. Bizdeki gibi kâr amaçlı satışlar yerine, insani satışları beğenmediğimiz sözüm ona elin gavuru yapıyor.
Ülkemizde zincir market sahiplerinden biri, kendilerini uyaran parti liderine ‘kendinize çeki düzen verin’ deme cüretini gösteriyor. Gösteriyor da ne oluyor ki? Ekonomik açıdan dar boğazdan geçilirken ülkeme, vatandaşıma ne katkı verebilirim demek gerekirken, nasıl fazla kâr elde ederim düşüncesi pek de vicdani olmasa gerek.
Geçen yerel seçimler öncesinde patates soğan bulunmuyor, bulanlar fahiş fiyata alıyordu. Oysa depolar doluydu. Devletimiz üreticiden tüketiciye doğudan köprü kurmalı, belediyeler aracılığı ile doğrudan vatandaşa ulaşım sağlanmalıdır. Hâl yasası çıksın, tüm mallar ucuzlar deniyordu, ne oldu?
Her şeyden önce insani değerleri asla unutmamalıyız. Bakınız asgari ücret artınca kiralardan başlayarak market mamulleri bile zamlanıyor. Önce vicdan. Enflasyon savaşında sadece devletimiz değil, toplu mücadele ile üstesinden gelebiliriz. Biri fedakârlık ederken diğerinin nasıl kârımı katlarım demesi enflasyonu düşürmez, istihdamı olumsuz etkiler.
Allah hepimize vicdanımız kadar ömür, vicdanımız kadar sağlık nasip etsin. İnandığımız dinimiz de hep vicdan, merhamet vurgusu yapıyorsa bize de buna uymak düşer.
GÜNÜN SÖZÜ: Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler, elinden büyük işler gelmeyenlerdir…













