İlkokulu, ortaokulu bitiren hangi okula devam edecek? Aslına bakarsak değerli okur, korona döneminde tüm okullar dondurulmalı, o sınıflar yeniden okutulmalıydı. 2 yıllık meslek yüksek okuluna kayıt olanlar hiç gitmeden mezun oldular. Online sınavlar yapıldı, pek çok kişi önünde kaynak kitaplar, internetten cevaplar ya da sınava başkasının cevapları ile girerek okudular, mezun oldular. Okula hiç gitmeden lise diploması aldılar. Deprem de iyice katmerledi. Milli Eğitim Bakanlığı aldığı bir kararla okullara kayıtta bazı kıstaslar getirmişti. Evlerinin yakınlarındaki okullara kayıt yaptırabilinecek. Peki; sizce bu kural herkese uygulanıyor mu? Cevabımız şudur; bu kural gerçek anlamda, istisnasız uygulansa servis araçlarının büyük bölümünün kalkması gerekir. Herkes evine yakın okula giderse servis kimi nereye taşıyacak? Taşıyor.
Fen lisesi vs sınavla kazanılan okullar yazı konumuz değil. Özel okullar hiç değil. Ama devlet okullarında bu kural neden işlemiyor? Bir aile gözüne kestirdiği okula çocuğunu kayıt yaptırıyor mu? Evet. Bunu türlü yollarla başaran çoğunlukta. Başaramayan, arkası olmayanlar kaderine razı oluyor. Hak nerede?
Eğitim sistemimiz genetiği ile oynanmış tahıla döndü. Her yıl yeni bir kural, Avrupa bunu nasıl başarmış? Oralara uzmanları gönderip, yedirip içirmeye gerek yok, internette hepsi var. Modern toplumlar, ekonomisi güçlü ülkeler nasıl başarmış ona bakmak gerekir.
Öncelikle bir ülkenin ne tür elemanlara ihtiyaç duyduğu belirlenip ona uygun okullar açılmalıdır. Ülkemizin bize göre en büyük sorunu, mesleksizliktir. Kim mesleğine uygun iş yapıyorsa mutlaka başarılı olacaktır. Bir orduya komutan olmak için belirli okul ve kurallar nezdinde eğitim almak gerekir. Ama bir müteahhide gel komutan ol denemez. Herkes mesleğini icra etmeli, ona göre eğitim almalıdır. Ne yazık ki sistemsizlik burada da karşımıza çıkıyor.
Muasır medeniyetler eğitim sistemini nasıl çözdülerse aynısını alıp uygulamak, yamalı olmaktan daha iyidir. Eğitim kalitesini yükseltmek, önce eğitmenlerin kalitesini yükseltmekten geçer. Evimizin yakınında bulunan okulun beden eğitimi dersleri dışarıda yapılıyor. Çocukların önüne iki top atıyorlar, hocaların ellerinde telefon, arada bir öttürdükleri düdük. Alın size eğitim. Avrupalı bunu nasıl çözmüş ona bakmak gerekir.
Bakınız üniversite mezunu gençlere CV doldurun desek gururla göreceğiz ki istinasız hepsi mutlaka dil biliyor. O kadar iyi biliyorlar ki konuşamayacak kadar. İşte hâl bu.
Ev yakınına gidin demek çözüm değildir. Adamını bulan, kılıfına uyduran dilediği okula öğrencisini kaydettirmektedir.
Ya çevresi olmayan?
GÜNÜN SÖZÜ: İnsan ulaşamadığı her şeyin delisi, ulaştığı her şeyin nankörüdür…













