Hava yolu ile seyahat edecekler, hava alanına giderler, gerekli işlemleri yaparlar, biniş kartlarını oturacakları koltuk numarasını alır ve beklerler. Uçağa çağrılmadan çıkış kapısında sıra olanları görünce hemen sıraya girerler. Oysa kapının açılıp uçağa davete daha yarım saat vardır. Uçakta herkesin yeri belli olsa da erken binmek erdem sayılır. Gideceğiniz yere vardınız, uçağın tekerleri piste değer değmez ayağa kalkıp iniş sırasına girerler. Taksi bitip uçak durması ve kapıların açılması en az 15 dakika olsa da ayakta sıra beklenir. Oysa uçak tamamen boşalır ve herkes aynı otobüse binip terminale gelir.
Peki, sizce insanlar bunu neden yapar? İster etkileşim diyelim isterse de rekabet, başkasına üstünlük, psikolojik bir sıkıntı olsa gerek. Sizce neden?
Uçaklarda durum bu, ama gündelik hayatımızda bunu pek çok yerde görürüz. Hastanelere gidenler, sıra numarası alır, numarası yanan gider içeri girer. Bizde durum buna pek uymaz. Sıranıza çok olsa da kapıya yığılmak, içeri bakmak bize özgü bir durum. Sırası gelen zorla, insanları yara yara içeri girer. Sırası çok olan belki bir saat kapıyı tutar, sizce neden?
Trafik ışıklarına, yaya geçişlerine bakınca durumun aynı olduğunu görürüz. Işık kırmızı yanar, koşarak geçer orada bekleriz, neden? İki kişi yürür, yayalara kırmızıdır, biri koşarak karşıya geçer ve orada diğerini bekler, oysa koşarken düşse, aracın altında kalsa kim suçlu?
Marketten alışveriş yaptınız kasada sıra bekliyor ya da ödeme yapıyorsunuz. Arkadan biri şuradan bir sigara al ya da bir ekmek al diye para uzatır. Hani sıra, hani bekleyenlere saygı?
En çok da bu kargaşa partilerin kongrelerinde yaşanır. Genel başkan, il başkanı milleti yara yara girer, neden? Oysa medeni hiçbir ülkede bunlar yaşanmaz.
Herkes sırasına razı olur, sırası gelen işini görür.
Kıymetli okur, bu yazdıklarımız size tanıdık geldi mi?
GÜNÜN SÖZÜ: Öfke, saklanan kişiliği ortaya çıkarır…













