Kuruluş yıldönümünü 14 Ağustos’ta kutlayan AK Parti ileri gelenlerinin muhalefeti eleştirmelerine anlam veremiyoruz. Bırakın kendi dertlerine düşmüş, koltuk kapmaya çabalıyorlar, seyredin işte. Hatırlayalım, Kemal Bey cumhurbaşkanı olacak, diğer muhalefet genel başkanı başbakan olacaktı. Yüzde bir oyları dahi olmayan partilerin başkanları cumhurbaşkanı yardımcılığı ve birer bakanlık alacaklardı. Seçimler ikinci tura kalınca gözünü karartan genel başkan oyu minik partiye 3 bakanlık, hem de içişleri bakanlığı ve MİT müsteşarlığı verecekti. Protokol imzalamışlar. Güya çok başarılı iki belediye başkanı da cumhurbaşkanı yardımcısı olacaklardı. Seçim bitti ve lider partisi, liderinin sayesinde yine kazandı. Kaybeden sadece Kemal Bey gibi herkes onu eleştirmeye başladı, daha da eleştireceğe benzer. Oysa eleştirenler bedavadan 39 vekillik kaptılar. Şimdi birbirlerini nasıl da acımasız eleştiriyorlar, bunlar mı ülkeyi yönetecekti?
Ana muhalefet partisinde ‘değişim gerekli’ diyenlere bakın, 7 dönemdir milletvekili olmuşlar. Değişimin kendilerinden başlaması gerekmez mi?
Belediye başkanı Zoom’la toplantı yapıyor ama cesaret edip ‘ben genel başkanlığa adayım’ diyemiyor. Derse bu delege sistemi ile kaybeder ki belediye başkan adaylığı da gider.
Recep Tayyip Erdoğan'ı tek adamlıkla suçlayanlar, canları isteyince masadan kalkanlar, listeleri yapıp örgütlere gönderenler, 7 dönemdir Meclis’te olanlar tek adam eseri değil mi? Paraya boğulan medya ki ana muhalefet genel başkanı ‘hangi gazetecilerin maaş aldıklarını(muhalif basında)biliyorum’ demiş, kimsenin gıkı çıkmamıştı. Okuru, izleyiciyi yanlış yönlendiren medya, sosyal medya, anket şirketleri en az Kemal Bey kadar sorumlu olmalıydı...
İktidar olduğu ilk yıllar zamanın cumhurbaşkanının dayatma ve engellemeleriyle çalışan AK Parti kuşkusuz bir lider partisidir. AK Parti gönüllüsü birine sorun, partiniz neleri savunuyor diye, Recep Tayyip Erdoğan’da samimiyet, dürüstlük, tevazu yani kendinden bir parça bulan seçmen her seçimde lideri seçiyor.
Şimdi bir parti söyleyin ki ideolojisi olsun ve bunu harfiyen de uygulasın. Var mı? Partiler sadece ideolojileri olsalar her seçilen genel başkan bu ideolojiyi daha yukarı taşmak üzere 2 dönem yapar ve nöbeti devreder. Avrupa ile olan farkımız bu.
Zaten milletvekilliği emekliliği olan dünyada tek ülkeyiz. Emekli milletvekili 69 küsur bin lira aylık alıyor, milletvekili seçilmek, bir dönem de olsa ömür boyu rahat etmek demek. Ölünce eşi, kızı almaya devam ediyorlar, ne güzel hayat.
Sözün özü ülkemizde iktidar değil muhalefet sorunu var. Yerel seçimler öncesi bu çok daha belirgin görülecek. İş yapmayıp sadece belediye imkânları ile tanıtım yapanlara oy verecekler ‘elbette seçildin de ne yaptın’ diyeceklerdir. Bekleyip görelim...
GÜNÜN SÖZÜ: Çevrenizdeki insanlara değil içinizdekine dikkat edin. Kaleler dışarıdan kuşatılır ama en kolay içten yıkılır…













