Asrın felaketi sonrası iktidara çatmanın, eleştirmenin, karalamanın ayağını Kızılay oluşturdu. Haklı ya da haksız başkanı çok eleştirildi. Çadır satmadan tutun, aldığı maaş ve şirketlerden huzur haklarına, oğlunun yönetimde olmasına kadar çok eleştirildi. Doğru olan bu eleştiriler karşısında Kızılay Başkanı’nın hem kurumunu hem de o göreve getiren iktidarı yıpratmamak adına istifa etmesi idi, etmedi, direndi.
Hala eleştirilerin odağında olmasına, şirketlerden maaş alıyor iddialarına karşı Kızılay yönetimi aklama derdine düştü. Muhalefet içinde yaşanan karışıklıklar, iç çekişmeler, mücadeleler devam ederken Kızılay yeni yönetimi bir kişinin itibarı için bilmem ne elçisi tayin ettiler, ne gerek var? Kızılay yönetimi toplanıyor, o kadar yoğun işin ve yapılması gerekenler varken eski başkana, zorla istifa ettirilen başkana iyilik elçisi unvanı veriliyor. Bu unvan hangi büyük hizmetin karşılığı?
Türk Kızılay'ın işi gücü, yapacağı bir şey yok mu toplanıp da zorla istifası istenen eski genel başkanı onure etmeye çabalıyorlar?
Vatandaşlar ekonomik sıkıntılar yaşarken, iktidar ekonomiyi düzeltmeye çalışırken, muhalefet kaos yaşarken bunlara ne gerek var? Muhalefet sözcüsü parti içi çekişmeleri, zoom toplantılarını bırakıp Kızılay eski Genel Başkanı’na verilen bu unvanı eleştiriyor. Katkınız yoksa da cansuyu olmayın yahu…
‘Eski Genel Başkan Binali Yıldırım dahil istifa etmesi gerekir’ açıklamalarına dayanıp Cumhurbaşkanı’ndan da talimat gelince istifa etti, nereden? Sadece Kızılay mı yoksa büyük huzur hakları alındığı iddia edilen 11-12 şirketten de mi? Sadece Kızılay Genel Başkanlığı’nı mı bıraktı yoksa şirketler ide bıraktı mı? Bunların açıklanması gerekirken, durup dururken eski genel başkanı onure etmeye çalışmanın toplumda karşılığı yok. Yeterince yıpranan, değer kaybeden Kızılay çok daha önemli proje ve icraatları ile gündeme gelmeli. Bari oldu olacak Kızılay hastane ve tesislerine de bu kıymeti takdir edilmeyen eski genel başkanın adını verin. Kızılay’ın çok daha önemli ve acil görevleri var ve olmalı…
GÜNÜN SÖZÜ: Sınırlı nefes, sınırsız heves…













