Başarılı sonuçlar alarak başlanan ligde neredeyse düşme potasına giren Kayserispor’da durumlar pek iç açıcı değil. Kulüp Başkanı Ali Çamlı iyi niyetle çalışıyor çabalıyor ama yeterli olmuyor.
‘Kayseripor’a belediyeler yardım etsin’ demek bilmeden, işkembeden sallamak demektir. Belediyeler kamu kuruluşu, nereden yardım yapacaklar? Hangi parayı, neye göre aktaracaklar? Belediyelerin ödenek aktarımı konusunda diğer kamu kuruluşlarından farkı yok. Hadi Valilik ve Tarım Müdürlüğü versin diyebilir miyiz? Elbette hayır. İşte belediyeler de aktaramaz, veremez.
Belediyeler ancak şöyle bir yöntem izleyerek kaynak yaratır. Büyük ihalelerde ihaleyi alacaklara açıkça söylenir. ‘Ne kadar pey sürecekseniz bunun şu kadar fazlasını Kayserispor’a vereceksiniz’ denir. Peki, bu etik mi?
Şayet ihalelerden elde edilen bu para takıma aktarılırsa ihaleyi alan kişi bu farkı ihale bedelinin üzerine koyar ve bu fark vergilerimizden ödenir, yani bizden çıkar. Buna kaç kişi olur der? ‘Efendim belediye arsa satsın ve takıma versin.’ Kimin arsasını satıp kime veriyorsun denmez mi? Bu arsa satılırsa ancak vatandaşların hizmetinde kullanılır. Futbol takımını tüm şehir destekliyor diyebilir miyiz?
Geçmişe bakarak kulüp yönetilmez ama Ali Çamlı ve arkadaşlarını sıkıntıya düşüren geçmiş ise bunu temizlemek gerekir. Dikkat buyurun sevgili okur, herkes karnından konuşuyor. Ortada ne bir belge var ne de somut bir şeyler. Berna Gözbaşı başkanlığa başlayınca geçmiş yönetimde yanlışlıklar yapıldığını belirterek eski menajer, eski bir yöneticinin kulüp kasasından uzak doğu seyahatine kadar açıklama yapmıştı. Yaptı da ne oldu? Unutuldu, kimse ne hesap sordu, ne hesap verdi. Berna Hanım yanlışlıklara başladı ve kısa kesti. Şimdi de aynı durum kendi başına geldi gibi görünüyor. Hatalı transferler, hatalı ödemeler, bitik oyuncuları yüksek bedelle almak, kovmak, ellerindeki evraklarla da gelirlere el konulması, puan silinmesi ve transfer yasağı. Bu takım nasıl düzelsin?
Ali Çamlı Başkan kişisel çabaları, Mehmet Özhaseki Bakan’ın hiç esirgemediği büyük desteği ile epey bir yükü kaldırmış gözüküyor. Yükün ne olduğu, kime borçlanıldığı, neden bu büyük meblağların yapıldığı, ödeneceği, kimin ya da kimlerin kulübü bu duruma getirdiği açıklanmadığı, açıkça konuşulmadığı için mübarek ortada duruyor. Yönetimsel hatalarla bu duruma gelindiyse yönetenler ödemeli, menajerler ise ilişikleri kesilmeli.
Bir yanlışlık, hata varsa açıklanmalı ki vatandaş da takımına sahip çıkıp yardım etsin. Net olunmadıkça ‘başkasının borcunu bilmeden neden ben ödeyim?’ denirse şaşırılmamalı.
Kar, çamur demeden, fedakârca takımlarını destekleyen, bedavacı olsalar localara dolacak olan, Kapalı Kale taraftarları adına daha çok üzülüyoruz. O gençleri, bu şehri üzmeye kimsenin hakkı olmamalı.
GÜNÜN SÖZÜ: Yanlış olmaktansa yalnız ol…













