Kiminin misafir gördüğü ve bazı esnafların kazıklamak yani para kazanmak amaçlı gördüğü gurbetçiler nihayet geldiler. Zaten geldiklerini kendileri hemen belli ediyor. Yaşadıkları, çalıştıkları ülkelerde, şehirlerde ne yapamıyorlarsa, içlerinde ne ukde kalmışsa burada gönül rahatlığı ile pervasızca yapıyorlar.
Arabalarını diledikleri yere park ediyorlar, araçlarının camlarını açıp yüksek müzik dinliyorlar, araç camlarını açıp mendil, su şişesi vs. atıyorlar. Polisten korkmuyorlar. Sıkı mı yaşadıkları ülkede bunlardan birini yapsınlar? Eskiden ‘Almancı’ denirdi, tıpkı ‘kapıcı’ dendiği gibi. Kapıcılar ‘bina görevlisi’ oldu, Almancı da ‘gurbetçi’. Ülkemize, şehrimize geldiklerinde fark yaratmak yerine düzene de uyan çok. Mesela parklar günlük olarak temizleniyor. Oturduğu bank önüne çekirdek kabukları atılmasa, yemek yiyip o vaziyette bırakıp gidilmese, belediyeler günlük temizliğe ayırdıkları gideri başka alanlarda kullanır. Melikgazi Belediyesi temizlik araçları günlük 600 km. yol süpürüyor, yazık değil mi çalışana, harcanan paraya?
Melikgazi Belediyesi gurbetçilerin sık gittiği Kazancılar Çarşısı’nı modernize etti. Ülkede 2 tane olan Kapalı Çarşısı’na giden var mı? Çok ucuz bir bedelle oturuyorlar, dükkân kadar da dışarı taşıp iki kişinin yan yana geçmesini dahi zorlaştırıyorlar, belediye aydınlasa da, ısıtsa da, internet bağlasa da esnaf zihniyeti değişmeden Kapalı Çarşı istenildiği gibi iş yapamaz, vatandaş da gitmez.
Cumhuriyet Meydanı altı Yeraltı Çarşısı olarak bilinir. Hepsi çok ucuz paraya belediyenin kiracısı. Aralarında devir yapılırkenki fiyat baz alınmalı ve kiralar gerçek değerine ulaşmalı. O alanın aydınlatma, ısıtma, temizlik, tuvalet işleri kiracılarca yapılıyorsa sözümüz yok, belediye karşılıyorsa bizim paramız harcanıyor demektir.
Gurbetçiler geldi, paramızın döviz karşısındaki aşırı değersizliği bu insanların bazılarını şımartıyor. Mesela şehrin en lüks lokantasına gidin, tek İskender 250 lira, gurbetçilerin bağıra çağıra konuşmalarını, çığlık atan çocuklarına dur, sus demediklerini hayretle görürsünüz. Bizim torba ile taşıdığımız parayı onlar cüzdanda taşıyor.
Sözün özü gurbetçiler saygılı olmalı, kurallara uymalı, ezilmişliğin tolere yerinin burası olmadığını bilerek davranmalı, esnafımız da bu gelişleri fırsat görüp kazık atmamalıdır. Bir gelen bir daha gelmez unutmayalım.
GÜNÜN SÖZÜ: Hayat işte… Kimi değer görmeyi hak eder, kimi gördüğü değeri yok eder…













