El; insan için ne denli önemli bir uzuvdur, tartışılmaz. O eller doğru kullanıldığında her zaman insanın en önemli yardımcısıdır. Rabbim kimseyi elden ayaktan düşürmesin.
El; bazen bir dünya liderinin elidir, dünya tahıl koridorunun açılması için ilgili ülkelere uzatılır. Dünya nefesini tutup izler.
El; bazen asrın felaketi sonrası bir bakanın, depremzedelerin dertlerine derman olmak, yıkılan evlerin yerine evler, dükkânlar, yollar yapmak için uzatılan Çevre Bakanı’nın dost elidir.
El; her zaman saygı ve sevginin tamamlayıcısıdır.
Sevdiklerimizle el ele tutuşunca karşıya mutlaka sevgiyi nakleder, hissettiririz.
El; saygı ifadesidir, büyüklerin karşısında, makam sahiplerinin makamlarına olan saygı gereği eller ceplere sokulmaz, sokulmamalıdır.
El cepte resim ve görüntü verdiğin makamdan randevu alabilmek için kıvranmayacaksın.
El içi insan anatomisinin yansımasıdır. Her bir noktanın vücutta karşılığı vardır. Baş ağrısından mide rahatsızlıklarına kadar her uzvun merkezi el ve ayaklardır.
El; selamlaşmadan tutun da pek çok alanda simge olarak da kullanılmıştır.
El; yemekten tutun da tüm sosyal ihtiyaçlara kadar ihtiyaç duyulan bir organdır.
El; nereye, kime nasıl faydalıdır bu konuda söylenecek çok şey mevcut.
Bizim sözümüz bir yandan dostça, sevgiyle uzatılan ellere bakın, bir de kibir abidesi insanlara. Kibir abidesi elinizi her zaman sıkmaz. Karşısında ekonomik durumu iyi olanları tercih eder. Mecbur kalıp sıkacaksa da yüzünüze bakmaz. Kimi elini cebine sokar, kimi de elini beline atar. Herkes meşrebine, insanlığına uygun davranır. Unutmayınız kibirli beyler, sizi de yıkayacak, sizi de kefenleyecek, sizi de gömecek, sizin de üzerinize toprak atacak, sizin de duanız yapacak o ellerdir. O ellere iyi bakın.
GÜNÜN SÖZÜ: Öfke; başkalarının hataları için kendimize verdiğimiz cezadır…













