Gündemi en çok meşgul edenlerin başında futbolcuların buharlaşan paraları konuşuluyor. Hani bu yöntem ilk kez deneniyormuş gibi bir algı var. Oysa dünyada bu iş 1919 yılında başlamış. Ponzi Deniel isimli bir adam kupon yapıp çarkı işletmiş. Daha sonraki yıllarda pek çok ülkede farklı versiyonları da görülmüş.
Ülkemizde 80 sonrası Banker rezaletinin bunlardan farkı yok. Sonra Çiftlik Bank denilen yöntemde ise kayıp olduğu ifade edilen rakam 113 milyon. Çevremizi iyi analiz edersek farklı yöntemlerin uygulandığını görüyoruz. Mesela bir kuyumcuya yüklü verilen para karşılığı alınan faizi ek kazanç veya doğrudan gelir düşünenler, kuyumcu kaçınca dizlerini dövüyorlar.
‘İnsanlar bu tür eylemlere neden yönelir?’ sorusuna verilecek cevaplar çeşitlidir. En başında kolay elde edilen kazanç gelir. Taş atmadın ki kolun yorulsun misali ver parayı katlanıp geri al. Vergi yok, masraf yok. Ama kayıp çok.
Gündemi futbolcuların durumu gereğinden fazla meşgul etti ve etmeye de devam ediyor. En büyük kaybı, mesela 6 milyon doları giden vatandaş bu kaybın kazancının onda biri olmadığını söylüyor. Ne yapıp da bu servetin sahibi oldu bunlar?
Kimine imparator dedik nedense, 3 milyon para verip milli takımın başına getirdiklerimiz oldu, pirim pazarlıklarına şahit olduk. Kimse de demedi ki bu para birimi milli paramız değil. Dolar, Euro da neyin nesi? Milli Takımlar da milli para olur demedi. Sırayla ama belli hocalar göreve gelip alıp gittiler. Bankacı alıp gidince de feryat ettiler.
Diziler, filmler, sosyal medya kolay kazancı, ballı kaymaklı hayatı körüklüyor. Hiçbir dizide orta gelirli, dar gelirli aile kavramı işlenmiyor. Yalılarda, villalarda, havuzlu evlerde, hizmetçiler, son model arabalar, güzel kadınlar ama iş yapmayan zenginler. Gençler buna neden özenmesin?
Kolay kazancın, emek harcanmadan kazanılan paranın bereketi olmaz.
Bir örnek vererek futbolcu tayfasının gözü aç mı, tok mu kararı size bırakalım. Kayserispor borç içinde. Trabzonspor’u yendiler, soyunma odasında başkanın etrafını çevirip pirim istediler. Verilen pirim kişi başı 125 bin Lira. 20 sene çalışan birinin alacağı tazminata eşit. Ne için verildi bu para? Bu şehre, ekonomiye nasıl bir kazanç sağladı? Pirim diye çırpınan futbolculara bakınca...
Allah herkese helalinden rızıklar nasip etsin. Halk arasında Hay’dan gelen Hu’ya gider tabiri var. Aslında Hay ve Hu Allah’ın isimleri ama kazanç olarak söylenir.
GÜNÜN SÖZÜ:
En yakın arkadaşına dahi anlatmaman gerekenler:
1-Zayıf yönlerin, arkandan iş çevrilmesini istemiyorsan anlatma.
2-Hedeflerin, önüne taş koymalarını istemiyorsan anlatma.
3-Maddi durumun, seni sömürmelerini istemiyorsan anlatma.
4-İlişkin, bozulmasını istemiyorsan anlatma.
5- Ailevi meseleler, adı üzerinde ailevi mesele…













