Asrın felaketini tüm benliğimizle yaşadık, yaşıyoruz. Aylar sürecek sıkıntılı, acılı bir dönem. İlk andan itibaren devletimiz ve halkımız tüm imkânlarını seferber ettiler. Unutulmaz... Rakamlar vererek yapılan çalışmaların nasıl yürütüldüğüne bakalım.
Bölgede çalışan personel sayısı: 218 bin 417. Bölgedeki araç ve iş makinesi sayısı: 12 bin 473. Bölgeden tahliye edilen vatandaşların sayısı: 106.428. Bölgede görev yapan gemi sayısı: 26. Uçak/helikopter sayısı: 184. İkram aracı sayısı: 86. Mobil mutfak sayısı: 334. Mobil fırın sayısı: 33. Hizmet aracı sayısı: 252. Geçici barınma bölgesi: 1 milyon 100 bin kişilik. Çadır sayısı: 175 bin 960. Psikososyal destek hizmetleri için bölgeye gönderilen personel sayısı: 2174.
İlk günden itibaren bakanlar illerde görevli. Bakan yardımcıları ve genel müdürler sahada. Cumhurbaşkanı 4 gün deprem bölgesinden ayrılmadı. Deprem bölgesinde 35 vali, 133 kaymakam, 68 il müdürü görevli, çalışıyorlar.
Bu arada diğer ülkelerden yollanan yardımları da unutmayalım. Arama kurtarma ekibi gönderen ülke sayısı 75.
Arama kurtarmak için gelen yabancı ekip sayısı 8.294.
Başta AFAD, Kızılay olmak üzere büyük bir çalışma ve koordinasyon çalışması var. Bu çalışmalara sekte vuracak yalanlara asla inanmayalım.
Amerika menşeli ülkemizde yayın yapan televizyon haber yöneticisi gözümüze baka baka yalan söylüyor, yalan olduğunu duyunca da özür dilemiyor. Neymiş kolilerle kışlık giysi yollanmış, üzerinde bira resmi var diye alınmamış. Yalanın kuyruklusu. Yanındakiler ‘yalan bu’ diye arkadaşları düzeltiyor, o da pişkince ‘bunların zihniyeti bu’ diyor.
Haluk Levent; kahramanca çalışıyor, yardım koordine ediyor, bundan kim, neden rahatsız olsun? Gururumuzsun Haluk Levent.
Bir dönem paraşütle şehrimizden vekil yapılan kişi sosyal medyadan seçildiği partiyi vs. suçlayıcı yazılar yazıyor. Belki bir muhalif parti vekil yapar diye. Zaman bu zaman mı? Bireysel yardımlar yapan, deprem sonrası memleketlerinden ayrılan kardeşlere evlerini açan ailelere, sosyal tesisleri emirlerine veren belediyelere, düğün salonu, otel sahipleri, yurtları veren herkesten Allah razı olsun. Zaman kusur arama, hata arama zamanı değil. Canlar, yaralılar kurtulsun, enkaz kalksın sonra kimin ne diyeceği varsa desin. Ortada enkaz, altında canlar varken bundan siyaset yapmak yakışıksız.
Yitirilen canlarımıza Allahtan rahmet, ulusumuza başsağlığı diliyoruz.
GÜNÜN SÖZÜ: Günümüzde insanlar ‘nasılsın’ samimiyetsizliği ile ‘iyiyim’ sahtekârlığı arasında yaşıyor…













