20 yıl iktidarda kalıp da oy kaybetmemek, sevgide, ilgide azalmaması dünya üzerinde pek de görülen bir durum değil. AK Parti’yi kurup bu günlere getiren Recep Tayyip Erdoğan’ı her zaman olduğu gibi şehrimiz bağrına bastı ve çok güçlü bir destek vereceğini de gösterdi.
Bu şehir lidere o kadar güvendi ki, her seçimde güçlü destek verdi, oyları artırarak yönetenleri seçti. Başbakan, Cumhurbaşkanı, bakanlar, vekiller çıkardı. Kabul edilmesi gereken en önemli husus da bu oyların büyük bölümünün genel başkana verildiği idi.
20 yıldır koşan, koşturan lider hiç mi yorulmaz? Hiç mi uyumaz? Bakın koşturmasına, bu tempoya nasıl dayanılır? İçeriye ayrı idare etmek, dışardakilerle uğraşmak, güçlü ülke, güçlü liderle sağlanabilinir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında defalarca seçim kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu, yeni bir strateji denedi. Recep Tayyip Erdoğan karşıtlarını etrafında topladı, yetmedi, AK Parti’de bakanlıklar, başbakanlık yapanların kurduğu partileri de aldı ki Ak Parti’den büyük kopmalar olsun, kendi etrafında bütünleşme olsun. Oldu mu? Elbette olmadı, hesap edilmeyen durum şuydu, o görevlerde bulunanlar, yani başbakan, bakan vs. olanlar bağımsız seçimler kazanarak değil, Recep Tayyip Erdoğan'ın listeye koyması ile vekil, atamasıyla da bakanlık görevlerine gelmişlerdi. Ayrılmaları, ayrı parti kurmaları AK Parti’de bir sıkıntı yaratamadı. Yapılan anketlere göre bu iki partinin katkısı % 1 dolayında.
Muhalefet demek bu ülke için yapılan olumlu işlere bile karşı çıkmak olarak algılanmamalıydı, algılandı. Karadeniz gazı için döşenen boruları bile görmeyenler, denizin 3.500 metre altından çıkan gazı bile görmezden geldiler. Takdir etseler kendileri de büyür, çalışanlar da. Etmediler.
Ekonomik sıkıntılar yaşayan dünyada ilk yerli otomobil üretildi, takdir etmek, Türk mühendislerini teşvik etmek neden bu kadar zor ki? İhalar, sihalar ülkemizi İsrail’den kurtardı ve elde edilen mücadelede çok önem kazandı, terör bu sayede büyük oranda azaldı. Bir eline sağlık demekten çekinenler, iktidara gelince kapatmaktan vs söz ettiler.
Uçak gemisini bu ülkenin idealist genç mühendisleri yaptı. Televizyonlara çıkıp ne var canım tepesine iki bomba atsan batar demek neyinizi büyüttü?
Yıllarca terörün bitmediği, bitirilmediği ve binlerce şehit verdiğimiz dağlar temizlendi ve görüldü ki bu dağlar barındırdıkları petrol rezervleri için çok değerliymiş.
Hafta sonu seçimlerde herkes düşünceleri doğrultusunda, çoluğunun çocuğunun geleceği konusunda vicdanına uygun davranacak ve oyunu kullanarak ülke istikbaline mührünü vuracak. Bu kadar yoğun tempoda çalışan Cumhurbaşkanı her zaman olduğu gibi kendisini bağrına basan Kayserililere müjdeli, iç açıcı konuşmasıyla karşılık verdi. Bakalım bu karşılıklı muhabbet sandığa nasıl yansıyacak.
Günün sözü:
Çevrenizdeki insanlara değil, içinizdekilere dikkat edin. Kaleler dışarıdan kuşatılır, ama en kolay içten yıkılır.













