Geçtiğimiz günlerde artık kanıksadığımız sokak çeteleri, mafya vari kurşunlamalara bir yenisi, en acısı eklendi. Kahramanmaraş da yaşanan olayı kim, nasıl izah edebilir?. Yavrularını yitiren ailelere ne derseniz tatmin olur, acısını unutur?.
Olayı iyi analiz etmeli ve ona göre önleyici tedbirler alınmalıdır. Efendim televizyon dizileri bozuyor, oyunlar çocukları etkiliyor vs. işin kolaya kaçılan kısmıdır.
Biz asla sözü edilen tv dizilerini ve proğramlarını savunmuyor, zararlı olduğunu söylüyoruz. Ama işin aslını kaçırmayalım.
Deniyor ki okullara polis konsun. Zaten ülkemizde binlerce kişi (nedense, kimden) korunuyor. Eski genel başkanların çocuklarından, evlerine, kaymakam eşlerine kadar polisler koruyor. Her okula polis konur mu?. Evet diyenler, polis kondu, görevi ne olacak?. Yüzlerce öğrenciyi üst araması, çanta araması yapıp öyle mi içeri alacak?. Nasıl yetişecek?. Avm lerde güvenlik görevlileri var, xry cihazından geçip içeri alıyorlar, gerekirse çantalara bakılıyor. İyi de sevgili okur avm lerde bıçaklar alenen satılıyor, buna ne dersiniz?. Kapıdan girişte bulundurma, avm de al çok tezat değil mi?.
Dikkat buyrunuz, özel okullarda, kolejlerde ne akran zorbalığı, ne sorunlu öğrenci bulamazsınız, neden?.
Bunun nedeni, sorunun asıl başlangıcı ailedir. Her şey aileden başlar. İlgili aile, çocuklarının ne yaptığını, arkadaşlarını, bilgisayarda neler yaptığını, ne yiyip ne içtiğini sıkı kontrol eder. Öğrenmenleri ile yakın ilişki içindedir. Hiç bir zaman eline akıllı telefon verip ortaya salmaz.
Bu sorunlu, ilgisiz öğrencilerin başarılı olmasını sadece öğretmenlere endexleyen aile elbette hüsrana uğrar. Hani derler ya anasının baş edemediği, babasının güdemediği tipi çocuklar elbette bir olumsuzluğun ağına düşer.
Çocuk yetiştirmenin, eğitmenin ekonomik durumla ilgisi yoktur. Devlet okulunda çocuğunuz okuyor diyelim, dersleri ile ilgilenmek için, öğretmenleri ile iletişim halinde olmak için, çocuğun kimlerle arkadaşlık yaptığını takip etmek için zengin olmak gerekmez. İlgili anne baba olmak gerekir. Akıllı telefonu ver eline, sen devril maç seyret, eşin magazin, diziler, ev gezmeleri ile gün geçirin, sonra çocuğumuz neden okulda başarısız diye sor kendine.
Belediyelerin yaptığı güzelim parklarda ortaokul öğrencilerinin gece yarılarına kadar oturmaları hiç bir anne babayı rahatsız etmiyor mu?. Bizim yaşadığımız evin önünde park var, yaşları 7-10 arası çocuklar yaz aylarında 24-01 e kadar oynuyorlar, bunların aileleri neden merak etmiyorlar?. Başka mahallelerden gelip bir de ağaçları kırıyorlar.
Yazık günah değil mi, 8-11 yaşlarında yavrular öldürüldü?. Yazık değil mi yavruların önüne siper olup 56 yaşında yaşamını yitiren öğretmene. Ne dersek teselli olur?. Hiç birşey..
Çocukların geleceği için önce aile, sonra aile sonra okul. Evinde şiddet gören okulda hırçın olur. Herkes önce kendi evladına sahip çıkacak. Herkes okuyacak diye bir şart yok, sanayiye gönderip meslek sahibi yapın, geleceğimizi karartmayın.
Günün sözü ;Ateşin gölgesi yoktur, bu yüzden insan içten yanarken dışardakiler bunu göremez..













