Ana muhalefet partisinin son durumunu hep birlikte görelim. Yasama yılı tamamlanmadan önce yıllık 100 milyonluk bir pazara sahip olan e-ticaret konusu konuşulmaya başlanmıştı. Ticaret Bakanlığı bu e-ticaret için yasa hazırlayıp Meclis’e sundu. Meclis görüşmelerinde tüm partilerin evet oyu, ana muhalefet partisi milletvekillerinin ayakta alkışları ile e-ticaret yasası kanunlaştı. Hatta genel başkanları “Ticaret Bakanı’nı tebrik ediyorum” açıklamasında bulundu.
Bu arada e-ticaret devi olan bir şirket bu yasanın geçmemesi için sosyal demokratların en önemli yayın organı gazeteye çikolata kutusunda 500 bin Lira para yolladı. Elbette daha sonra göreve gelen yeni genel yayın yönetmeni bu durumu açıklayıcı yazı kaleme aldı ama yayınlayamadı. İşine son verildi.
Ana muhalefet partisi vekillerinin ayakta alkışladığı, genel başkanlarının Bakan’ı takdir ettiği yasa ne oldu dersiniz? Yasa, Meclis görüşmelerinin hemen ertesi günü ana muhalefet partisi milletvekillerinin imzası ile iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapıldı. Neden alkışladılar, neden iptale uğraşıyorlar?
Bir de şu hususa dikkat çekelim; gerek milletvekilliği gerekse de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek yenilen Kemal Bey’miş gibi ona yükleniliyor. Oysa oluşuma dikkat çekilmeli. 9 ayaklı bir masa başarılı değilse ‘ki değil’, tek sorumlu Kemal Bey olmamalı. Cumhurbaşkanı yardımcısı olacak belediye başkanları, hani çok başarılıydı? Karadeniz’den İç Anadolu’ya, Erzurum'a kadar gidip toplantılar yaptılar. Oysa kendi şehirlerinde hizmet odaklı çalışmış olsalardı, yaptıkları hizmetleri anlatırlar ve destek alırlardı. Elbette bu belediye başkanlarına ‘hangi hizmetleri yaptınız?’ diye seçmenleri yerel seçimde soracaktır. Bakın Cumhurbaşkanı yardımcısı olmaya değer ve layık bulmadıkları İzmir Belediye Başkanı hangi oyu aldı, bunlar ne kadar aldı?
‘Güçlendirilmiş parlamenter sistem dediler, başbakan olacağım’ dediler, başarı nerede? Neden 9’lu masanın başarı ve başarısızlığı konuşulmuyor? Ana muhalefet partisinde tek suçlu varmış, MKYK üyeleri. Demek ki 9’lu masayı kuran, aday açıklayan, minik partilerle pazarlıklar edip hayal ötesi olan 39 milletvekilini Meclis’e taşıyan, ikinci tura kalınca İçişleri Bakanlığı’nı dahi vermeye niyetlenen, kamu kurumlarına baskına giden merkez karar üyeleri. Onlar istifa ettirildi, yeterli bulundu. Yani genel başkan hariç herkese yenildi. Anketçiler, gaz veren, genel başkandan daha fazla amigoluk yapan yazarlar, medya uzmanları, yorum yapmak için ekranlara çıkıp adeta siyasi iddia ve söylemlerde bulunanlar hatalı değil.
Görüldüğü gibi çok güçlü bir lider var, güçlü bir desteği var, tek sıkıntı güçsüz bir muhalefetin olması. Yani ülkemizin iktidar sorunu yok, muhalefet sorunu var. Daha bunlar iyi günleri...
GÜNÜN SÖZÜ: En büyük suçlar gerekli olanı değil de fazla olanı elde etmek için işlenir…













