Ülkemizin, yeni başlayan eğitimin ve eğitim sisteminin bu kadar derdi varken, eğitimcilerimiz, veliler bir yandan iyi yetişmiş öğrenci derdine düşmüşken akla gelmeyen başa geliyor, adı akran zorbalığı. Akran zorbalığı nasıl tarif ediliyor, bakalım. Bir öğrencinin başka bir öğrenci ya da öğrenci grubu tarafından tekrarlı bir şekilde fiziksel, sözel, sosyal ya da siber olarak saldırgan, huzursuz edici, zarar verici davranışlara maruz kalmasıdır.
Kıymetli okur, akran zorbalığının da çeşitleri var. Bunlar, sözel şiddet, fiziksel şiddet, cinsel şiddet, sosyal şiddet ve siber şiddet diye tanımlanıyor. Bunların içinde en sık görüleni sözel şiddet. Sözel şiddete örnek verecek olursak dalga geçme, kızdırma, korkutma, alay etme, lakap takma, küfür etme, incitici sözler söyleme, küçük düşürücü eylemler olarak sıralanabilir. Fiziksel zorbalığa verilecek örnekler ise, itme, düşürme, saçını çekme, dövme, dövdürme, eşyalarına zarar verme gibi hereketlerdir. Kıymetli okur zorbalık o kadar çeşitli ve yaygın ki derdini söyleyemeyen çocuklar nedeniyle pek çoğu bilinmiyor. Arkadaşlıklarına engel olma, toplumda dışlama vs. çok sık görülür. Oyun oynanırken almaz dışarıda bırakılır vs. Burada en önemli görev ailelere sonra da eğitimcilere düşüyor. Çocuklarda bulunan değişimler iyi gözlemlenmeli ve tedbir alınmalıdır. Çocuk okula gitmek istemez, dışarı çıkmak istemez, beslenmede sorun yaşar, içine kapanır, aile bireylerine karşı saldırgan olur, eşyaları zarar görmüş olabilir, kıyafetleri yırtılabilir. Özgüveni düşer vs. Bu örnekler çoğaltılabilir. Aileler bu durumda olup olmadığını iyi takip ve analiz etmeleri gerekir. Zaten akran zorbalığı yapan ailelerin çocukları genellikle ilgisiz ailelerin bireylerinden oluştuğu görülüyor. Saymaya çalıştığımız olgular çocuğunuzda varsa dinlemeyi, anlamayı tercih etmeli, sen ne karşılık verdin vs. diye tahrik etmek yerine anlamaya çalışmalı, ilgiyi artırmalıyız. Daha çok naif, sakin çocuklar şiddete maruz kalıyor. Çözüm anne ve baba ile eğitimcilerin ilgisi. Erdoğan Ayata İl Milli Eğitim Müdürü iken bu konuda bir çalışma ve uygulama yapmış, çok da başarılı olmuştu. Okulları ziyaret eden Erdoğan Ayata, müdür ve öğretmenleri toplantıya alıyor sıkıntılı öğrencileri birer öğretmene zimmetliyordu. Sıkıntılı öğrenci ile olan ilgi, gerekirse birlikte zaman geçirme, spor müsabakalarına gitme etkinlikleri düzenliyor, ‘sinema tiyatroya götürün ve ücretinin gelip benden alın’ diyordu. Şimdi neden yapılmasın? Toplum düzeni, huzuru ve çocukların iyi yetişmesi için devletin, emniyetin aldığı tedbirlere ilgili aile, ilgili öğretmen olarak destek verilmeli ki sorunlar çözülsün.
GÜNÜN SÖZÜ: Çocuklarının problemlerini dinlemeyen aileler, problemli ailelere sahip olurlar…













