Mayıs ayında yapılması planlanan seçimlere artık sayılı günler kaldı. Bu seçimde hem Cumhurbaşkanını hem de milletvekillerini seçeceğiz. Cumhurbaşkanı seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın adayı yaklaşık bir yıl önce açıklandı. Millet ittifakı ise henüz aday belirleyemedi. Konuşmalarına, tehditlerine bakınca Kemal Bey’in adaylığının açıklanacağını düşünüyorum.
Adaylar nasıl belirleniyor? Parti tüzüklerine bakınca, AK Parti de ve CHP de adaylar ön seçimle belirlenir, yazıyor. Belirleniyor mu?
Diyelim ön seçim olsa ve milletvekili adayları ön seçimle belirlense, seçilen milletvekili genel başkanına kayıtsız şartsız biat etmez, milletin sesine kulak verir. Şimdi listeleri genel başkanlar yapıyor, Kemal Bey’in dediği gibi ‘tıpış tıpış’ seçiliyorlar. Hal böyle olunca da kimsenin milletin gözüne girme derdi ve gayreti olmuyor.
Milletvekili listeleri o ilde yapılsa, şimdiden aday adayları çalışmaya başlar. Bu durum Cumhurbaşkanı aday belirlemesinde de aynen uygulanıyor. Millet İttifakı oluşumunda kimin aday olacağına karar nasıl verilecek ona bakalım? Parti genel başkanları kendi aralarında bir aday belirleyip açıklayacaklar. Demokratik mi? Partide görevli, makam sahibi, vekil, il başkanları, fikir beyan edebiliyor mu? Cihan Paçacı, fikir beyan etti ve koltuğundan oldu.
Kendi illerinde aday sıralamasına girmeyi başaran ve seçilen vekil, kayıtsız şartsız başkanına bağlanmaz, her söylenene ‘evet’ demez. Şimdi şehrimizi düşünün, her partide son söz genel başkanda. Kimi anket yapıp mevcut vekillerin başarısını ölçer, kimi başka yöntemler yapar. Ama son söz hep genel başkandadır. Hangi parti olursa olsun, genel başkan listelerde tek seçicidir. Nasıl demokrasi değil mi?
Milletvekilleri genel başkanlarına o kadar bağlılar ki, hangi ilin vekili iseler kendi illerine gittiklerinde katıldıkları tüm etkinliklerde kendi yaptıklarını, kaç kanun önergesi verdiklerini, ne gibi hizmet ettiklerini vs. anlatmıyorlar. Yok ki! Anlatılan ‘genel başkanımız sayesinde’ diye vatandaşa şirin görünüp genel başkana selam çakmak. Genel başkanın seçtiği vekiller yük almak yerine, yükü hafifletmek yerine, yük olduklarını görüyoruz.
Partilerde adaylık başvuruları başladığında, belli bir ekonomik gücü olmayan başvuramıyor. Belli bir ekonomik gücü olmayan, toplum tarafından bilinmiyor. Zaten bunların öneminin olmadığı listeler açıklanınca görülüyor.
Sözün özü ülkemiz tek adam tarafından yönetilse, bu kadar muhalefet olmaz, sesleri çıkmaz. Çin, Kore vs. buna örnektir. Cumhurbaşkanı adaylarını genel başkan belirliyor, milletvekili sıralamasını, kimin vekil olacağını genel başkan belirliyor ve onlar tek adam olmuyor, ne garip?
GÜNÜN SÖZÜ:
Kötü günde yanında olan bir insana, iyi günde vefasızlık etme.













