Londra merkezli derecelendirme kuruluşu her yıl belli kriterler ile değerlendirme yapıyor ve açıklıyor. İlk 10 sıralamasına bakılınca Amerika ve İngiltere’de bilinen üniversiteler sıralamaya girmişler. Ülkemizden ise 350-400 bandında Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi yer aldı. Daha önce ilk 500’de yer alamayan Orta Doğu Üniversitesi sıçrama yapmış, devlet üniversitemizle gururlanmalıyız.
İlk 1000 sıralamasında ise ülkemizden İstanbul Teknik, Boğaziçi, Bilkent, Çankaya, Hacettepe, Özyeğin, Yıldız Teknik ve Bahçeşehir Üniversiteleri yer aldılar.
Bu kuruluşun başarı ve sıralama kriterlerine bakınca şunları görüyoruz; ilk sırada öğretme ve öğrenme ortamı. Sonra sırasıyla araştırma ortamı, araştırma kalitesi, alıntı etkisi, etkileşim, uluslararası görünüm.
Üniversitelerin başarısında akademisyenlerin kalitesi, doğru seçimleri, liyakate dayalı alımlar çok önem arz ediyor. Yayınların teşviki yönetim tarafından desteklenmesi gereken faktörler.
Kıymetli okur, büyük ümit ve beklentilerle, şehrin büyük desteği ile kurulan, her türlü imkânların seferber edildiği Abdullah Gül Üniversitesi sıralamada yok. Bunun nedenleri araştırılmalı. Ayrıca gönül arzu ederdi ki Erciyes Üniversitesi bu sıralamada olsun. Neden yok, neden sıralamaya şehrimiz üniversiteleri giremiyor? Nerede eksiklik var, bunlar mutlaka araştırılmalı, çözülmeli. Şehrimiz üniversite şehri diyor ve öğrenci sayımızla övünüyoruz. Ya kalite?
Yerel yöneticiler üniversitelere de tüm eğitim alanlarına olduğu gibi büyük destek veriyorlar. Hani karşılığı?
Övünelim de açılan branş sayısıyla, öğrenci sayısıyla değil elbette. Akademisyenlerimizin kaçı, kaç yayın yaptı, kaçına etkileşim oldu, intihal yapmadan yayınlanmış kaç makale var?
Üniversitelere her türlü imkân tanınmış durumda. İyi de onlar ne yapıyor bunu bilmek hakkımız. Kuruluşunu iyi bildiğimiz, Mehmet Özhaseki'nin büyük çabaları ile kurulan devlet üniversitesi olan Abdullah Gül Üniversitesi dünya çapında adından söz ettiren bir eğitim yuvası olacaktı, oldu mu? İlk 1000’de bile yok…
Üniversite rektörlerimiz, bu şehir her türlü imkanı sağladığı, her talebi karşıladığı bir zamanda bu şehirde yaşayanlar olarak açılan bölüm ve branş sayılarıyla, öğrenci sayılarıyla değil elde edilen başarılarla övünmek, gururlanmak istiyoruz. Ağzımız açılınca 4 üniversitemiz var, binlerce öğrencimiz var diyoruz ama asıl övünülmesi gereken başarı listesinde olmak olmalı. Şehir bu anlamda görevini yerine getirdi ve sizlerden başarılı olmanızı, başarı sıralamasında olmanızı bekliyor. Öğrenci sayısı, istihdamı çok zor alanlarda faaliyet gösteren branşlar bulunması sıralamaya girmeye yetmiyor. Akademisyenlerin başarısı öğrencilere de yansır ve seviye yükselir.
Dünya sıralamasında ilk 1000’de yer alan özel ve devlet üniversiteleri rektör ve hocalarını kutluyoruz. Darısı Kayserimize olur inşallah. Ümit kesilmez.
GÜNÜN SÖZÜ: Söylenecek söz kalmadığında dudaktan dökülen sözdür’ hayırlısı’…













