Milletvekili aday listeleri belirlemeye başlayınca hareketlilik de kız kazanıyor.
Hemşeri dernekleri başta olmak üzere birçok demografik yapının temsilcileri “Bizi temsil edecek bir vekilimizin TBMM’de olması gerekir” diyerek inanılmaz faaliyetler yürütüyorlar. Sözün hepsi kime söylenir? Malum. Yaşananları hep birlikte görüyoruz.
Ülkelerin beldelerin ve bölgelerin kalkınması tek başına o bölgeden birinin milletvekili olması ile mümkün olabiliyor mu?

Sanayi ve Teknoloji Bakanliği Periyodik Olarak Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması araştırması yapıyor. Buna göre 973 ilçeye ait gelişmişliği ölçen 56 değişken kullanılıyor. Sonuçta, ilçelerin sıraları belirleniyor ve 6 gelişmişlik kademesinde gruplandırılıyor.
İlçelerin kalkınmışlık sıralaması ve sosyo ekonomik göstergelerindeki tabloyu inceleyince ilçelerin milletvekili çıkarmalarının kalkınmak için tek başına yeterli olmadığını çok net görebiliyoruz.
KİM DEDİ? NE DEDİ?
“Bunlar koalisyon vaat ediyorlar, Yedili koalisyon Yedili kavga vaat ediyorlar”
“Altılı diyorlar ya hepimiz biliyoruz ki Yedili. Bir de masanın altına saklanan var ama onu söylemiyorlar.”
“HDP bir şey almadan bırakmaz içleri ve savunma yanına bir de gençliği versinler”
Mehmet Özhaseki
AK PARTİ Genel Başkan Yardımcısı-Yerel Yönetimler Başkanı
“isveç bütün uyarılara rağmen Türkiye’ye yönelik provokatif terör eylemlerine izin vermeye devam ediyor. Stockholm Büyükelçiliğimiz önünde Kur’an-ı Kerim’e yönelik alçakça bir “eylem”e izin verilmesi nefret suçuna İsveç yönetiminin suç ortaklığı anlamına gelmektedir.
İsveç otoritelerinin bu iznini en şiddetli şekilde kınıyorum.”
Dr. Mustafa Palancıoğlu Melikgazi Belediye Başkanı
Garip bir transfer hikayesi
Bilindiği gibi Aboubakar, 2020-21 sezonun başında Beşiktaş ile 1+1+1 yıllık şeklinde opsiyonlu bir sözleşme imzaladı. Buna göre, Aboubakar 30 maç oynasaydı, sözleşmesi otomatikman uzayacaktı.
Diğer yandan başka bir kulüpten teklif gelmesi halinde 11 milyon Euro bonservis bedeli getirmesi gerekiyordu. Ancak, 29 maçta kalınca sözleşmesi otomatikman uzamadı ve böylece bedelsiz gitti. 29 maçta önemli bir performans ortaya koyan Aboubakar sözleşmenin otomatik olarak uzamaması için sakatlık bahanesine sığındı. Yani yalan söyledi. Yani şike yaptı. Sözün özü takımını sattı.
Yazık değil mi asırlık kulübe. Yazık değil mi cefakar taraftara. Futbol bir takım oyunudur. Futbol sadece topla oynamak değildir. Takım olmak demek sahada 11 kişi dizilmek değildir.
Takımın ruhuna uygun takımdaşlarla beraber her türlü şartta o takıma gönül veren milyonlarca insanın yüreğinde çarpan duygulara terinin son damlasına kadar delikanlıca mücadele etmektir.
O para için takımını sattı.
Ne farkı var para için oynamayan ve başka takım için takımını satanlarla.
Çok ahlaksızca idi akla ziyan kıvırmaları.
Ben fedakar taraftarın O’na her maçta verdiği inanılmaz destek ve omuzlarda taşımasına üzülüyorum.
Gelmesine hiç gerek yoktu. Bu tiplerin küme düşecek olsanız bile eksik olsun yüzünü görmeyelim demek gerekiyor. Dün onu yapanlar yarın yine daha fazla para görünce daha beterini yapar.
Neyine güveneceksin...
SÖZÜN ÖZÜ
İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan kork.
Necip Fazıl Kısakürek













