Dünyanın en yoğun ve meşgul insanı olduğunu CHP il başkanlığına atandığında tanıdık.
Adil Bey o kadar yoğun bir insan ki, Genel Başkanı Ankara’dan vakit bulup Kayseri’ye geliyor fakat o Yahyalı'dan vakit bulup Kayseri’ye gelemiyor.
O kadar yoğun ki yönetim kuruluna seçildiğinden beri toplantılara sadece birkaç kez katılabiliyor.
O kadar yoğun ki fırsat bulup yönetim kurulu panosuna bir fotoğraf bile gönderemiyor.
Dünyanın en yoğun insanı ancak bu kadar olur.
Fakat kazın ayağı öyle değilmiş.
Neden mi? İşte nedeni:
Adil Bey, Dünya Ticaret Merkezi yönetim kurulu üyeliğine İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin hissedarlığını temsilen üye olarak görev atanmış.
Breh breh breh.
Hiçbir şeye zaman bulamayan çok yoğun Adil Bey bu görevi nasıl zaman bulup kabul etmiş?
Bu iş hiç adil değil,
Koskoca partide Yahyalı'dan gelip genel başkanın programına bile katılmaya zaman bulamayan birine yazık değil mi ilave bir görev daha vermek. Adil Bey'e çok yük yüklüyorsunuz.
Bu iş hiç adil değil.
Burada şunu sormak gerekiyor: Konuşmaya gelince mangalda kül bırakmayanlar, yapılan atamaları beğenmeyenler, fırsat bulduklarında nasıl atamalar yapıyorlar, gördük işte.
Bu iş hiç adil değil.
İstanbul Belediyesi'ni temsilen Adil Bey’in yönetim kuruluna atanmasına vesile olanlar hiç kuşku yok ki il başkanlığına atanmasını da yapmaya çalışanlardır.
Bir kez daha söylüyorum: Bu işi hiç adil değil.
**
Düğün evini cenaze evine çevirmek
Kır magandalarının düğünlerde havaya ateş açarak insanların ölümüne sebebiyet verdikleri haberlere bir yenisi daha eklendi.
Önceki gün acı haber Develi'den geldi.
Mutluluklarının paylaşılarak artması için düğün töreninde bulunan 32 yaşındaki bir kişi serseri kurşunların isabet etmesi ile hayattan kopartıldı.
2 çocuk yetim kaldı, gözü yaşlı bir aile perişan oldu. Onlar o mutlu günde düğün törenine katıldıklarında en sevdikleri bir parçalarının cenazesine katılacaklarından haberleri yoktu.
Bu nasıl bir magandalık, nasıl bir eğitimsizlik, nasıl bir yobazlıktır aklım almıyor.
Cezaların caydırıcı olmamasına yetersiz eğitimde eklenince, bir de kültür yozlaşması olunca ne yazık ki bu acıları dindiremiyoruz.
Düğün gününde yaşanan bu çok üzücü olay birçok kişi için bir hayatı boyunca bir travmaya dönüşmüştür artık.
Düğündeki gelin ve damadı düşünün, onların ailesini düşünün.
Düğün tarihleri onlar için hayatlarındaki en önemli gün ve anılardan biri iken aynı tarih babalarının, eşinin, yavrularının ve ölenin tüm yakınlarının sevdiklerinin vefat yıl dönümü olacaktır artık.
Bunu yaşatmaya kimin hakkı var?
Düğün evini cenaze evine çevirenlerin magandalıkları caydırıcı cezalarla ve sıkı bir eğitimle önlenmelidir.
Ateş düştüğü yeri yakıyor.
Ölüm Allah’ın emri. Fakat nereden geldiği belli olmayan kör kurşunla hayata veda etmek çok acı.
Bizim insanımız yiğittir delikanlıdır. Düşmana karşı kurşunun önünde durur. Vatanımız, bayrağımız, ezanımızın için. Ölüme koşa koşa gider. Şehadet mertebesine ulaşan tüm şehitlerimizin yüzünde onurlu bir duruşun tebessümünü görürsünüz. Kıvançla onların emanetini taşırsınız. Mücadelesini, haklı davasına şehit dedesinden aldığı bayrağı şehit torununa aktarırken vakur duruşunu görürsünüz. İşte bizim milletimiz, işte bizim insanımız bu.
Kır magandalarının bizim insanımızla alakası olamaz.
**
Günün sözü: Başarının çalışmaktan önce geldiği tek yer sözlüktür.
Anonim
**
KİM DEMİŞ NE DEMİŞ?
“Türkiye Cumhuriyeti, 100. yaşına girdi. Şanla, gururla anlatacağımız bir asrı geride bıraktık. Bununla birlikte Cumhuriyetimiz, bu bir asırlık geçmişinde her zaman hedefte oldu. Öncesindeki savaşlar dâhil olmak üzere düşmanların ülkemiz üzerindeki hesapları hiç eksik olmadı. Buna rağmen azim ve kararlılıkla yürümeye devam ettik. 100 yıldır elde edilen tüm kazanımların üzerine yenilerini koyara. Türkiye Yüzyılı, hep birlikte daha büyük hedeflere yöneleceğimiz yeni bir başlangıcın adıdır. Çok daha iyi noktalara çıkmak istiyoruz.
Türkiye Yüzyılı, kimlik yerine birliği, kutuplaştırma yerine bütünleştirmeyi, ötekileştirme yerine kucaklamayı, tahakküm yerine özgürlüğü, nefret yerine sevgiyi ikame etmenin adıdır.
Türkiye Yüzyılı, gençlerin yüzyılıdır. İstikbalimizin teminatı gençlerimizi eğitimden spora, teknolojiden sanata kadar her alanda en iyi şekilde yetiştirmek en başta gelen görevlerimizden birisidir. Gençlerimizi, milli manevi değerlerine bağlı, ne istediğini bilen, ufuklu, azimli, donanımlı, çalışkan bireyler olarak geleceğe hazırlamaya kararlıyız. Belediye olarak bu hususta üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye hazırız.”
TALAS Belediye Başkanı Mustafa Yalçın













